Dolar 15,9793
Euro 16,8074
Altın 930,67
BİST 2.393,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 20°C
Açık
Tekirdağ
20°C
Açık
Cum 23°C
Cts 25°C
Paz 23°C
Pts 21°C

Yok böyle büyüme!

A+
A-
01.09.2021
364
ABONE OL

Televizyonda haber kanallarında, gazetelerde bir coşku, bir coşku! Türkiye ekonomisi, bu yılın ikinci yarısında yüzde 21,7 oranında büyümüş! Haberlerin coşkusuna ben de kapıldım, “Dur şu verilere bir de kaynağından bakayım” dedim. Yani Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) bütün vatandaşlara açık olan internet sitesinden…

Şimdi emekliysem de insan, 40 yılı aşkın çalışma süresinde rakamlarla haşır neşir olunca bir nevi alışkanlık yapıyor, birden bırakamıyorsunuz… Halbuki çık bahçeye, al bir mecmua, hoşça vakit geçir değil mi! Neyse açtım internet sitesini… Gördüklerimi okurlarıma dilim döndüğünce anlatmaya çalışayım.

ARA REKLAM ALANI

Şimdi efendim, bu gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) denilen şey, bir ülkede belirli bir dönemde yapılan üretimin, tüketimin ve de yatırımların toplamını ifade eder. Daha doğrusu hem üretim yöntemiyle hem de harcamalar yöntemiyle hesaplanır ve ortaya bir tahmin konur. Mesela TÜİK’in bu yılın ikinci çeyreğine ilişkin GSYH tahmini 1 trilyon 581 milyar 120 milyon lira olmuş. Bunu yabancı para cinsinden de 188 milyar 566 milyon dolar olduğunu tahmin etmişler.

Tabii bunlar güncel değerlere göre yapılan tahminlerdir. Bir de bütün bu girdilerin, çıktıların ‘sabit fiyatlarla’ yapılan hesaplaması vardır. Bu hesaba göre bir ‘milat’ belirlenir. O milatta ülkenin tüm girdisi, çıktısı ‘100’ kabul edilir. Bunu izleyen dönemlerde artma ya da eksilme olursa ülke ekonomisi büyüdü ya da küçüldü, denir. Bunun adı da GSYH zincirlenmiş hacim endeksi. Şimdi bu zincirlenmiş hacim endeksi, bu yılın ikinci yarısında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21.7 yükseldiği için “Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte yüzde 21.7 büyüdü” diyoruz. Ama geçen yıl ikinci çeyrekte de bu endekste, 2019’un ikinci çeyreğine göre yüzde 10.4 daralma var. İşte bu daralma nedeniyle bu yıl ikinci çeyrek büyümesi bu denli ‘güçlü’. Bunun adı da ‘baz etkisi’.

Nitekim endeksin bu yılın ikinci çeyreğindeki 186.3’lük değeri, mesela 2020’nin üçüncü ve dördüncü, hatta 2019’un üçüncü ve dördüncü çeyreklerindeki değerinden düşük seviyede. Yani o çeyreklerde yurtiçinde üretim ve harcamalar daha canlıymış.

Vatandaş ve enflasyon el ele

GSYH hesabı hem üretimden hem harcama tarafından yapılıyor, demiştim. Mesela bu yılın ikinci çeyreğinde hizmetler yüzde 45.8, sanayi yüzde 40.5, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 32.4, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 32.3, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 25.3, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 8.5, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 3.7, inşaat yüzde 3.1 ve tarım, ormancılık ve balıkçılık yüzde 2.3 büyümüş. Finans ve sigorta faaliyetleri ise yüzde 22.7 azalmış.

Harcamalar tarafına bakınca ise hane halkı nihai tüketim harcamalarının, yani vatandaşın harcamasının yılın ikinci çeyreğinde, geçen yılın aynı çeyreğine göre endeks olarak yüzde 22.9 yükseldiğini gördüm. Cari, yani güncel fiyatlarla vatandaşlar, yani hepimiz, yılın ikinci çeyreğinde 861.2 milyar liralık harcama yapmışız. Bu da GSYH’nın yüzde 54.5’ini oluşturmuş. Cari fiyatlarla yapılan harcama, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44 artmış. Sabit fiyatlarla artış yüzde 22.9 olduğuna göre aradaki yüzde 21.1’lik fark, iki dönem arasındaki enflasyon kaynaklı harcama artışını ifade ediyor.

İşçiden patrona kazanç transferi

TÜİK’in, 2021 ikinci çeyrek bülteni içinde dikkati çeken bir başka bölüm de şu:

“İş gücü ödemeleri yılın ikinci çeyreğinde, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 36.1, net işletme artığı/karma gelir yüzde 78.2 yükseldi. İş gücü ödemelerinin cari fiyatlarla gayrisafi katma değer içindeki payı geçen yılın ikinci çeyreğinde yüzde 37 iken bu oran yılın ikinci çeyreğinde yüzde 32.9 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 42.8’den yüzde 49.8’e çıktı.”

Bu da şu demek kıymetli okurlar… İş gücü ödemesi, herkesin anlayacağı gibi, işçilere yaptıkları iş karşılığında ödenen para. Peki, ‘net işletme artığı’ ne demek? İlk söylendiğinde çoğunluğa bir şey ifade etmeyen bu kavram ise yapılan işle ortaya çıkan katma değerden sermayenin yani patronun aldığı pay demek. Yani bu yılın ikinci çeyreğinde Türkiye ekonomisi yüzde 21.7 büyürken işçilerin katma değerden aldığı pay azalmış, patronların payı ise artmış.

Büyürken fakirleşiyoruz

TÜİK, 2021 ikinci çeyrek GSYH bülteniyle aynı anda 2020 yıllık GSYH bültenini de yayımladı. Bu kadar rakam ve kavramdan sonra bir de bu bülteni uzun uzun anlatıp sizi daha fazla yormak istemiyorum. Sadece en çarpıcı yerine dikkatinizi çekmek isterim. Tıpkı 2021 ikinci çeyrek GSYH açıklamasında olduğu gibi, üç ayda bir televizyon haberlerinde, gazetelerin ekonomi sayfalarında “Türkiye şöyle büyüdü, böyle büyüdü” diye anlatılır hep… 2020 yıllık GSYH bülteninde ise 2013’ten bu yana vatandaşın her yıl biraz daha fakirleştiğinin tablosu vardı. Devletin istatistik kurumunun yayımladığı kişi başına gelir tablosuna göre 2013’te Türkiye’de bir kişinin yıllık geliri 12 bin 582 dolar olarak hesaplanmış. O yıldan itibaren sürekli gerileyen kişi başı gelir 2014’te 12 bin 178 dolara, 2015’te 11 bin 85 dolara, 2016’da 10 bin 964 dolara, 2017’de 10 bin 696 dolara, 2018’de 9 bin 793 dolara, 2019’da 9 bin 208 dolara, 2020’de de 8 bin 597 dolara düşmüş. TÜİK 2020’de TL olarak kişi başına yıllık gelirin ise 60 bin 525 lira olduğunu tahmin etmiş. Bu da bir hanedeki her bir kişinin aylık gelirinin 5 bin 43 lira olması demek ki, şu anda bu yazıyı okuyanların “Ah keşke” diye iç geçirdiğini duyar gibiyim. O konuyu da size, gelir dağılımı bülteni yayımlandığında anlatırım.

REKLAM ALANI
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Trakya Haber