Dolar 16,6414
Euro 17,6442
Altın 977,43
BİST 2.550,68
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 26°C
Parçalı Bulutlu
Tekirdağ
26°C
Parçalı Bulutlu
Çar 27°C
Per 28°C
Cum 28°C
Cts 28°C

ABD ve İngiltere’nin ‘Savaşa girin’ ısrarına İnönü nasıl direndi?

A+
A-
21 Mart 2022 09:25
251
ABONE OL

Yıllar önce kantinde yoğun sigara dumanı altında bazı hızlı arkadaşlar yanımıza gelip, silahlanmaya karşı hazırladıkları kampanyaya imza vermemiz için az dil dökmezlerdi.
Bizse kırsal apolitikler olarak, “Ne savaşı ulan” derdik, “Ne nükleeri… Bitti oğlum o devirler. Birinci Dünya Savaşı’nda paylaşıldı zaten dünya. Bu paylaşıma itirazı olanlar da ikincisini çıkardı. Oldu bitti, artık her şey sütliman. Şimdi soğuk savaş dönemi. Çayınızı için, içinizi soğutun. Bişey olmaaaazzz” derdik.
Bizi küçümseyen bakışlarla yan yan süzüp, “Bırak yaaa” diyerek yanımızdan uzaklaşan arkadaşlar meğer ki haklıymış.
Tabii esas haklı olan tiyatrocu arkadaş. Yok yok, devlet başkanı olan değil.
“Sahne duvarında asılı bir tüfek varsa o mutlaka patlar” diyen tiyatrocu.
Bugünkü tiyatrocu ise silah baronlarının oyununa geldi. Komşusu da kendi bahçesine yabancılar girmiş gibi telaşlanınca olanlar oldu.


***
Tabii, gençliğimizin bu romantik silahsızlanma düşünceleri maalesef hiçbir zaman gerçekleşmedi, gerçekleşmeyecek. Karşındaki sana kazma kürek girişince ne yapacaksın, elin armut mu toplayacak, sen de yerden bir taş kapacaksın illa…
Zaten silah baronları da bu korkuyu ayakta tutmak için arada sırada böyle kardeş kavgası çıkartırlar. Çıkartırlar ki her devlet vatandaşını daha iyi yaşatmak için harcayacağı parayı topa tüfeğe harcasın diye.
Önemli olan işi bu noktaya getirmeden önlemek. Bu nedenle, İkinci Dünya Savaşı’nı Edirne Karaağaç’tan içeri sokmayan devlet büyüklerimizin hatırası önünde bir kere daha saygıyla eğiliyorum.

ARA REKLAM ALANI


***
Tarihi birazcık hatırlayalım.
Yedi düvelin üstümüze çullandığı Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda Mustafa Kemal ve silah arkadaşları, Türk milletini yok olmaktan kurtarıp, yoktan bir ülke yarattılar.
Birinci Dünya Savaşı 1914-1918 yılları arasında sürdü.
Kurtuluş Savaşı 19 Mayıs 1919 – 24 Temmuz 1923 arasında devam etti.
Bütün bu yıllarda Türk halkı, tarihin en büyük komutanlarının cesareti ve kurmaylığında bağımsızlık destanı yazdı.
1923’ten 1938’e kadar 15 yılda yeni Türkiye’nin temelleri atıldı.
10 Kasım 1938’de Atatürk ebediyete göçünce hemen ertesi gün 11 Kasım 1938’de bayrağı İsmet İnönü aldı, ikinci cumhurbaşkanı olarak göreve başladı.
Ve üstünden 10 ay geçmeden, 1 Eylül 1939’da İkinci Dünya Savaşı patladı.
Bu savaşta da yer yerinden oynadı. Dünyanın en büyük yıkımı ve kıyımı meydana geldi.


***
İkinci Dünya Savaşı’na Türkiye’nin girmesi için savaşan her iki taraftan da baskı geliyordu.
İngiltere Başbakanı Winston Leonard Spencer Churchill, Türkiye’nin savaşa dahil olması için İnönü’yü ikna ziyaretine gelmek istiyor, İnönü görüşmeyi kabul etmiyordu.
ABD Başkanı Franklin Delano Roosevelt araya girip, bunun sadece bir nezaket ziyareti olacağını bildirmesi üzerine İnönü, Churchill’i Adana’da kabul etti. Elbette laf döndü dolaştı, savaşa geldi. 30-31 Ocak 1943 tarihinde yapılan bu görüşmeler, İnönü’nün “Kesinlikle hayır” yanıtıyla noktalandı.
Ama ısrar bitmedi…
Roosevelt ve Churchill, 1943’te Kahire Konferansı’nda da bu konuda İnönü’ye çok dil döktüler.  
Ömrü cephelerde geçmiş büyük kumandan bütün bu “ısrarlara” karşı ısrarla direndi ve Türkiye’yi savaşa sokmadı.
Dünyanın en güçlü ülkelerine, dünyanın en güçlü liderlerinin ısrarlarına karşı direnebilmek için onlardan daha güçlü olmak gerekir. Tabii ki bir de savaşın acısını bilmek.
Ne demişti Atatürk?
“Eğer vatan savunması için şart değilse, her savaş bir cinayettir.”
Bu fikre, bu mirasa en iyi sahip çıkan lider İsmet İnönü’dür.
İmkanı ve zamanı olanlar, ömrü savaşlarda geçmiş ama savaşa karşı olan komutanlara saygı göstermek isteyenler, onları ziyaret edebilir.
İkisi de Türkiye’nin kalbinde…
Anıtkabir’de…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Trakya Haber