Dolar 16,6438
Euro 17,6263
Altın 976,30
BİST 2.556,45
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 24°C
Açık
Tekirdağ
24°C
Açık
Çar 25°C
Per 26°C
Cum 25°C
Cts 25°C

Gündoğdu: “Çevre talanını durduracağız”

Gündoğdu: “Çevre talanını durduracağız”
A+
A-
13 Haziran 2022 13:38
239
ABONE OL

Cumhuriyet Halk Partisi Kırklareli Milletvekili TBMM Çevre Komisyonu Üyesi Vecdi Gündoğdu, “Çevre Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifi” hakkında TBMM’de konuştu.  Mavinin, yeşilin rant uğruna acımazsızca talan edildiği kaydeden Gündoğdu, “Biz biliyoruz, canlı ve cansız varlıklar bu ekosistemin bir parçası.  Sağlıklı bir ekosistem henüz doğmamış olan nesillerin de hakkıdır. Bizler sürdürülebilir yaşam anlayışı ışığında bu hakkı anayasal güvence altına alacağız.  Çevre talanını durduracağız ve Ak Parti’nin, yönetimin vermiş olduğu zararların hızla telafisini gerçekleştireceğiz. Bu topraklarda umutsuzluğun yeşermesine izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

ARA REKLAM ALANI

“MAVİYİ, YEŞİLİ RANT UĞRUNA TALAN ETTİNİZ”
CHP Kırklareli Milletvekili TBMM Çevre Komisyonu Üyesi Vecdi Gündoğdu, “Çevre Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifi” hakkında söz aldı. Gündoğdu konuşmasında şunları ifade etti:
“Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yirmi yıldır ‘yeşil’ deyince aklına doların yeşili gelenler, rant uğruna doğaya karşı acımasız davrananlar, kamu yararı yerine yandaş yararını koruyanlar tarafından şu anda yönetiliyoruz.  Maviyi, yeşili rant uğruna acımasızca talan ettiniz. Son yirmi yılda sel, müsilaj, orman yangınları gibi birçok felaketler de yaşadık.  170 bin hektarlık orman alanı gözlerimizin önünde cayır cayır yandı. Akciğerlerimiz, oksijen depolarımız neden yandı?

Nedeni açık; akılsız, öngörüden yoksun yönetim, akciğerlerimizi koruyacak üç beş yangın söndürme uçağını alamadığı için yandı. Akciğerlerimizin cayır cayır yanmasını, canlıların küle dönüşmesini günlerce sadece seyrettiniz. Ormanlarda dinamitler patlıyor, sular kirleniyor, orman ve su varlığımız azalıyor, gelecek nesillerin yaşam alanları yok ediliyor, onlar bunu hiç ama hiç hak etmiyor. Bugün ÇED raporlarıyla hak gördükleriniz aslında yarınlardan da çaldıklarınızdır, çalınan gelecek nesillerin hayatlarıdır.
“ISTRANCALAR, GELECEĞE BIRAKILACAK EN DEĞERLİ MİRASTIR”
Bilim insanları bıkmadan, usanmadan uyarıyor, ‘Trakya’da yer altı sularının yüzde 85’i tükendi’ diyor. Trakya’da yer altı suları alarm veriyor yani bu tüketim biçimiyle yer altı su seviyesinden artık istifade edemeyecek hâle geldiğimiz görülüyor ve bu, kaçınılmaz.  Dolayısıyla “Yer altı sularına gözünüz gibi bakın” diyor bilim adamları, koruyun diyor.  Peki, Istrancalar bu nedenle çok ama çok önemli bir doğal varlığımız diyoruz.  Istrancalar tarihi, kültürü, ormanı, toprağı, suyu, havası, yaban hayatı, doğal ve sosyal yaşamıyla bizim en değerli hazinemizdir diyoruz. Geleceğe bırakılacak en değerli mirastır diyoruz. Mirası korumak, geleceğe bırakmak için bilimsel gerçekleri göz ardı etmeden milyonlarca yıllık bu doğal mirası korumak zorundayız diyoruz.  Peki, neler yapıyoruz? Hiçbir şey yapmıyoruz.

Yerelde yaşayan paydaşların yani STK’lerin görüşlerini dahi alma gereği duymuyorsunuz.  Istrancalar şu anda İstanbul’un nefes borusudur değerli milletvekilleri. İstanbul’daki barajları dolduracak suyun geldiği yerdir Istrancalar.
“TRAKYA’NIN BEREKETLİ TARIM TOPRAKLARINI YOK ETTİNİZ”
Trakya’nın bereketli tarım topraklarını acımasız ve vahşi rant uğruna şu anda yok ettiniz.  Verim düştü; çiftçi yirmi yıl otuz yıl önceki verimi alamıyor, yoğun gübreye rağmen verim yükselmiyor, ürün kalitesi de şu anda yükselmiyor çünkü Trakya’da tarım topraklarını kirlettiniz, yer altı sularını yok ettiniz, tertemiz havayı da maalesef katlettiniz. Trakya’yı en çok kronik hastalıkların olduğu bir bölge hâline de getirdiniz. Trakya çiftçisine kol kanat gerseydiniz, göz nuru yapsaydınız bugün savaş hâlindeki ülkelerden yağ, buğday gibi ürünleri nasıl alırız diye de kara kara düşünmezdiniz.

Dünyadaki petrol fiyatları son bir yılda yüzde 80,3 arttı; mazot son bir yılda 7 liradan 26 liraya çıktı, bir yılda tam 3,5 kat mazot fiyatları arttı ve hâlâ da artmaya devam ediyor.

Çiftçi traktörüyle tarladan eve geldi, fiyat yine arttı. Evden tarlaya gitti, fiyat yine arttı. Yeter artık diyoruz ya, yeter artık; üreticimize, çiftçimize bu kadar eziyet çektirmeye hiç kimsenin hakkı yok.
“BÜYÜYEN EKONOMİDE ÜLKENİN PARASI HER GÜN DEĞER KAYBEDİYOR”
Enflasyon ve işsizliğin toplamından oluşan sefalet endeksinde ülkemizi açık ara G-20’nin sefalet şampiyonu yaptınız. Sefalette iflas bayrağını çeken Arjantin’e 20 puan, Güney Afrika’ya 45 puan, Brezilya’ya da 62 puan fark attık. Sadece hayat pahalılığını değil, artık açlığı ve yoksulluğu da konuşur hâle geldik. Yaşattığınız bu karanlık günlerde bir de büyüme hikâyesi, büyüme yalanı millete anlatıyorsunuz. Büyüyen ekonomide halk fakirleşiyor, büyüyen ekonomide işsizlik artıyor; mülteci geliyor, bizim gençlerimiz dışarıya gidiyor. Büyüyen ekonomide ülkenin parası her gün değer kaybediyor. Hazine Bakanı çıkıp ‘Türk lirası daha fazla değer kaybedemez’ dedikten sonra Türk lirası yaklaşık yüzde 15 değer kaybediyor. Büyüyen ekonomide milletin sırtına yüklenen vergiler her geçen gün artıyor.

1 telefon parası bayiye, 3 telefon parası vergiye; 1 araba parası bayiye, 3 araba parası vergiye;

1 depo motorin bayiye, 2 depo motorin vergiye. Bu hâle gelmiş, artık şaka gibisiniz ya.

Savaş hâlinde olan 2 ülkede enflasyon rakamlarını bilmeyenlere söyleyeyim, hani, hep diyorlar ya, daha doğrusu içeride yangını dışarıya bağlayanlara bir sesleneyim:

Savaştaki Ukrayna’da enflasyon yüzde 16,4; Rusya’da yüzde 17,8;

TÜİK’in bütün baskılardan sonra kamuoyuna açıkladığı enflasyon ise yüzde 73,5; Enflasyonu Araştırma Grubu’nun yaptığı araştırmaya göre ise gerçek tüketici enflasyonu yüzde 160 olmuş.

Bunu zaten vatandaş görüyor; alışveriş yaparken de çarşıda, pazarda gezerken de hissediyor ve yaşıyor. Enflasyona neden olan, enflasyonu büyüten şu anda AKP, gerekçe arayan yine AKP.

Şimdi de utanmadan, sıkılmadan hiçbir günahı olmayan “Memurun, işçinin, emeklinin, dulun, yetimin hakkını nasıl ellerinden alırım, onlara nasıl daha düşük aylık veririm” diye oturup TÜİK’e müdahale eden yine AKP.

Siz bugün işçi, emekli, memur az zam alsın diye enflasyonu düşük tutarsanız, yarın da sofrasını, ekmeğini, aşını çaldığınız bu insanlar inanın, size sandıkta o hesabı soracak.

Bir kez daha işçilere sesleniyorum, emeklilere sesleniyorum, dul ve yetimlere sesleniyorum, memurlara sesleniyorum:

Hakkınızın yenmesini istemiyorsanız, yoksulluk sınırı üzerinde ücret almak istiyorsanız gelin, bize katılın.

Sayın milletvekilleri, esnaf pandemi döneminde almış olduğu borcu hâlâ ödeyemedi. Milleti çarpmaya devam eden elektrik faturaları esnafımızı perişan etmiş durumda. Esnaf su ve gaz faturalarını da artık ödeyemiyor. Esnafımız ne kadar dayanabilirim diye gün saymaya başladı. Akşam eve gittiğinde eşinin, çocuklarının yüzüne bakamıyor, mahcup durumda.  Genç çiftler artık ev masraflarını karşılayamadığı için analarının, babalarının evlerine taşınıyor.  AKP seçimden önce ev almak için hâlâ bir hedef vermiş, 2071!

“BU TOPRAKLARDA UMUTSUZLUĞUN YEŞERMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Yahu yazıklar olsun diyorum artık ya, gençlerin umutlarını çaldınız, umutlarını yok ettiniz, yuva kurma özlemlerini dahi yok ettiniz.

Geçinemeyen millet borcunu nasıl ödesin? Ödeyemiyor şu anda.

İcra dairelerindeki dosya sayısı son bir yılda 1 milyon 468 bin artışla 23 milyon 558 bine yükselmiş. Çiftçilerin sadece bankalarda takibe düşen kredileri 4 milyar lirayı bulmuş.

Sayın milletvekilleri, biz yaşadığımız dünyayı gelecek nesillerden ödünç aldığımızın farkındayız.

Biz biliyoruz, canlı ve cansız varlıklar bu ekosistemin bir parçası.  Sağlıklı bir ekosistem henüz doğmamış olan nesillerin de hakkıdır. Bizler sürdürülebilir yaşam anlayışı ışığında bu hakkı anayasal güvence altına alacağız.  Çevre talanını durduracağız ve Ak Parti’nin, yönetimin vermiş olduğu zararların hızla telafisini gerçekleştireceğiz. Bu topraklarda umutsuzluğun yeşermesine izin vermeyeceğiz. Bu topraklar bereketli topraklar, alın teri dökülen topraklar, şehit kanı gören topraklar. Bu toprakların ruhunda umut vardır, gelecek vardır, beraberlik vardır, kucaklaşma vardır. Gelin, bize katılın diye halkımıza bir kez daha sesleniyorum. Biz umutların yeşermesini sağlayacağız, güzel günlere doğru çıkacağımız yolculuğun hizmetkârları olacağız. Siz varsanız, biz varız, biz hazırız.”   

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Trakya Haber