Dolar 18,6390
Euro 19,2933
Altın 1.051,46
BİST 4.971,74
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 14°C
Hafif Yağmurlu
Tekirdağ
14°C
Hafif Yağmurlu
Per 11°C
Cum 11°C
Cts 12°C
Paz 13°C

Turabi Kayan: “Çiftçinin alınteri 5’li çeteye peşkeş çekildi”

24 Kasım 2022 10:03
106

Cumhuriyet Halk Partisi Kırklareli Milletvekili Türabi Kayan, TBMM Genel Kurulu’nda söz alarak  Kanun Hükmünde Kararname’yle Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı İçişleri Bakanlığına bağlanmasının Anayasa’ya aykırı olduğunun altını çizdi. Gübre fabrikalarındaki kartelleşmeye de dikkat çeken Kayan, çiftçilerin emeklerinin karşılığının 5’li çeteye peşkeş çekildiğini ifade etti. Kayan şunları dile getirdi:

” 366 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin 6’ncı maddesi üzerinde söz almış bulunmaktayım.

Teklifte yer alan sahil güvenlik personelinin davranış kurallarının yönetmelikle düzenlenmesi, 668 sıra sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı İçişleri Bakanlığına bağlanmıştır. Görevliler, görevleriyle ilgili hizmet esaslarını düzenleyen 211 sıra sayılı İç Hizmet Kanunu ve Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği kapsamı dışına çıkarılmıştır. Teklifin 6’ncı maddesi Anayasa’nın 128’inci maddesinin ikinci fıkrasına aykırıdır. Kamu görevlilerinin özlük hakları ile disipline ilişkin düzenlemeler de güvenlik korucularına ilişkin Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesiyle aynı yöndedir. Yönetmelikle belirlenmesi hem Anayasa’ya aykırıdır hem de idareye gereksiz bir yetki devretmektedir.

Değerli arkadaşlar, özellikle, bugün, Genel Başkanımızın da grup konuşmasında söylediği gibi Türkiye’de son iki yıldır gübre fabrikalarında muazzam bir kartelleşme vardır. Kartelleşme ve küreselleşme bizim yasalarımıza göre yasaktır. Bu yasağa rağmen gizli bir şekilde yaptıkları kartelleşme, sonuçta diğer şirketler tarafından ihbar edilerek bunların kartelleştiği ortaya çıkmıştır ve mahkeme de bunları tespit edip hepsini cezalandırmıştır. Bunlardan GÜBRETAŞ devlet kurumudur yani Tarım Kredi Kooperatiflerinin kurumudur. Tarım Kredi Kooperatiflerinin Genel Müdürü ve bugünkü Tarım Bakanımıza ben özellikle soruyorum: Bu gübre fiyatları bu kadar yüksek olduğu zaman siz ne yaptınız, neredeydiniz ve nasıl böyle bir şeye fırsat verdiniz? İkincisi de bir özel fabrika bu karteli, bu kartelleşmeyi, mahkemenin verdiği kararları kabul ederek kartelde bulunduğunu beyan etmiş ve 30 milyon küsur cezayı kabullenerek bu parayı ödeyip kartelden ayrıldığını söylemiştir.

Şimdi, değerli arkadaşlar, bunun gibi bir sürü fabrika aynı şekilde gübre üretmiş, gübre fiyatlarını 2 lira 70 kuruştan 18 liraya kadar çıkarmışlardır. Bu şu demektir: 6,5 kat çiftçimiz kazıklanmıştır.

Sayın Komisyon, 6 kat çiftinin… Komisyon Başkanı başka şeylerle meşgul değerli arkadaşlar.

Değerli arkadaşlar, 6,5 kat çiftçiyi dolandırıyorsunuz, ondan sonra yetmiyor bunların şeyleri ortaya çıkıyor, özel sektör kabul ediyor ve bunun cezasını ödüyor. Şimdi, bu ödenen ceza, alınan bu yüksek, fahiş fiyat çiftçinin cebinden çıkmıştır. Peki, bu ödenen cezalar çiftçinin cebine tekrar dönecek midir? Bu konuyu, Tarım Kredi Kooperatifinin, devletin kontrolünde olan bir kooperatifin fabrikasının yaptığı bu eylemi Türkiye Hükûmeti, özellikle bugünkü Tarım Bakanı nasıl değerlendiriyor? Bu konuda çiftçiden bir özür dileyerek bu parayı iade etmeyi kabul ediyorlar mı? Bunu kendilerinden hassaten bekliyoruz değerli arkadaşlar.

Yaptıkları sadece bunlarla da kalmış değil. Değerli arkadaşlar, Türkiye’de devlete ait ne kadar yeşil alan varsa hepsini satıp veyahut da inşaata döndürüp ranta çevirip bunların belli bir kısmını ceplerine indirmenin peşindeler. Bunun çok özel bir bölgesini söyleyeyim size: Lüleburgaz’da Şeker Fabrikaları şirketinin 6.600 metrekarelik bir arsası var, Lüleburgaz’ın en kıymetli bölgesinde; hızlı bir şekilde nüfusu geliştiği için orta yerde kalmıştır, ticari bölgede kalmıştır ve en kıymetli arsalarından biri olmuştur. Bugün Hükûmet bu arsayı satılığa çıkarmıştır, paraya ihtiyacı var herhâlde; paraya hem kendilerinin ihtiyacı var hem de bizim bildiğimiz kadarıyla yandaşlarının yani 5’li çetenin ihtiyacı var.

Değerli arkadaşlar, çiftçinin binbir güçlükle oluşturduğu bütün bu kurumlar devlet tarafından satılmıştır, peşkeş çekilmiştir daha Türkçesi ve bir kısmı da yandaşlara, özellikle 5’li çeteye verilerek AVM’ler ve bunun gibi rezidanslar yapılarak hem kendilerinin hem de 5’li çetenin cebini doldurmakla meşgul olmakla kalmamıştır.

Değerli arkadaşlar, bu zatlar yurt dışına çıkmıştır, yurt dışında da çeşitli gayrimenkuller edinerek, bunları aynı zamanda kendi çocuklarına vakıflar kurdurarak, bu vakıfların yönetimine bunları tayin ederek oradaki vakıfların bütün yaptıkları işlere bunlar yetkili kılınmıştır. Bu konuda sizleri uyarıyorum. Sayın Komisyon, inşallah, bize doğru dürüst cevap verirsiniz, inşallah, Türk milleti de bu verdiğiniz cevaplardan yeterli memnuniyet sağlar diyorum. “

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Trakya Haber